İntihar ile İlgili Gerçekler ve Mitler

intiharHemen hemen herkes İntiharla ilgili çok sayıda hikaye duymuş, haber okumuş yada izlemiştir.Her birimizin gözünde intihar dendiğinde çok fazla film karesi canlanmıştır; şakağa dayanmış tabancayı ateşlemek üzere olan bir adam, uçurumun kenarındaki bir kadın, evdeki bütün ilaçları avucunda tutan bir ergen …gelebilir gözümüzün önüne intihar dendiğinde. Ancak intihar sadece ciddi ölüm girişimlerinin sonucu değildir. İntihar uzmanları, uzun süre içerisinde ölüme yol açacak şekilde kişilerin kendilerini tahrip edici davranışlarda bulunmalarını da intihar eğilimi olarak düşünürler. Bedenine zarar verdiğini bildiği halde tedaviye baş vurmayan bir madde bağımlısı yada alkolik hasta yada insilünini almayan ve diyetine uymayan bir şeker hastası buna örnek olarak gösterilebilir.

 

İntiharın psikolojik yönüne baktığımızda intiharla ilgili çeşitli motivasyonlardan söz edebiliriz. İçe dönük agresyon yani kişinin kendisine yönelttiği öfke,başkalarında suçluluk duygusu yaratma ve öç alma, geçmişte yapılan hataların- bu hatalar algılanan hatalardır-bedelini ödeme, kendi cinsiyetinde birine ilgi duyma gibi kabul edilmeyen duygulardan kendini kurtarma, sevilen ve ölmüş olan biriyle yeniden birleşme isteği, stres, sakatlık, acı ve duygusal boşluktan kaçma arzusu kişilerin intiharı seçmesinde altta yatan motivasyonlardan bazılarıdır. Depresyonu olan bir çok kişinin ölüm düşünceleri vardır ve yaşamlarını sonlandırmak için gerçek denemeler yaparlar. Kendini öldürenlerin yarısından çoğunun o sırada depresyonda olduğu ve umutsuzluk içinde bulunduğuna inanılmaktadır. Ancak oldukça çok kişide o sırada depresyonda olmadıkları halde intihar girişiminde bulunmakta ve bazen başarılı olmaktadırlar.
 
       Yapılan son çalışmalara göre intihar, kişinin kendisini algılamasındaki yetersizlik duygusundan, yani beklentilerinin gerçekçi olmamasından, bu yüksek beklentilere göre kendisinde algıladığı yetersizlikten ve eksikliklerden kaçmaya yönelik güçlü bir arzu olarak intihar açıklanmaktadır. Gerçekçi olmayan bu yüksek beklentilerin depresyona yol açtığı var sayılmaktadır. Buradaki önemli unsurlardan bir tanesi yakınlık ve sevgi ilişkilerinde gerçeğe uygun olmayan yüksek beklentilerin karşılanmaması, sevdiği kişi tarafından reddedilme duygusuna benzer bir duygunun ortaya çıkmasıyla intihar eğiliminin ortaya çıkmasıdır.
 
       Medyada intiharların bildirilmesi intiharlarda artışa yol açabilmektedir. Marilyn Monroe’nin ölümünden sonraki ayda intiharlar %12 artmıştır. Nirvana’nın solisti Kurt Cobain’in intiharı da gençler arasında intihar artışına yol açmıştır.Ünlü olmayan kişilerin kendisini öldürmelerinin yayınlanmasından sonrada intihar oranlarında artma gözlenmektedir. Bu da ünlü olmaktan çok yayınlanarak duyurmanın önemli olduğunu düşündürmektedir. Ünlü kişilerin doğal ölümlerinin medya aracılığıyla yayınlanması intiharlarda artmaya yol açmamaktadır. Bu da intihara etki eden faktörün üzüntü olmadığını düşündürmektedir. Ölüm kararı çok yönlü ve karmaşık bir harekettir. İntiharla ilgili bütün bilgileri kapsayan tek bir kuram yoktur. İntiharla ilgili bazı istatistiki bilgiler şöyledir.
 
       Amerika Birleşik Devletlerinde her yirmi dakikada bir kişi intihar etmektedir. Yılda otuz bine ulaşan bu rakam büyük olasılıkla çok düşük bir tahmindir.
 
       Birleşik devletlerde her yıl altı milyon kadar intihar girişimi vardır.İntihar edenlerin yarısı kadarı daha önceleri de en az bir defa kendini öldürme girişiminde bulunmuşlardır ancak intihar girişiminde bulunanların çoğu bir daha girişimde bulunmaktadırlar. Çoğu, özellikle çocuk ve ergense gerçekten ölme niyetinde değildir. Erkekler kadınlardan dört kez daha fazla intihar etmektedirler ancak artık kadınlar daha fazla riski gurubuna girdiklerinden oran azalabilmektedir.Kadınlar erkeklerden üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunmakta ancak ölmemektedirler.Boşanmış yada dul olmak, intihar riskini dört yada beş kez arttırmaktadır ve yaşla birlikte daha etkili bir risk faktörü oluşturabilmektedir. Medeni durumun önemi, intihar riskinde sosyal desteğin olmamasıyla bağlantılı olabilir. Birleşik Devletlerde intihar sıklığı bahar ve yaz aylarında en yüksektir.
 
       İntihara tüm sosyal ve ekonomik düzeylerde rastlanabilir. Ancak psikiyatrlar, doktorlar, avukatlar ve psikologlar arasında özellikle kadınsalar daha yaygındır.Başka hiçbir şekildeki ölüm, intihar kadar, aile ve arkadaşlarda bu kadar uzun süre etkili acı, utanç, suçluluk, şaşkınlık gibi duygulara neden olmamaktadır. Bunu yaşayanların kendileri de birer kurbandır, sevdiklerinin intiharından sonraki bir yıl içinde bu kişilerde de yüksek intihar etme oranı gözlenmektedir.Birleşik Devletlerde silahlar en sık kullanılan intihar araçlarıdır, tüm intiharların yaklaşık %60 ını kapsar. Birleşik Devletlerde evlerde ateşli silahların olması, bilinen diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak intihar riskini yükseltir. Erkekler kendilerini vurmayı yada asmayı tercih etmektedirler. Kadınların uyku ilacı kullanması daha olasıdır. Bu da kadınlarda ölümle sonuçlanan intihar olaylarının daha az olmasını açıklayan nedenlerden biri olabilir.
Genel olarak intihar yetişkinlerde ölüm nedeni olarak sekizinci sırada gelmektedir. On beş ve yirmi dört yaş arasında kaza ve cinayetlerden sonra üçüncü sırada gelmektedir.
 
       İntihar eden insanların büyük çoğunluğu, özellikle duygudurum bozukluğu yada alkolizm gibi tanınabilir bir ruhsal bozukluğa sahiptir.
AIDS ve MS gibi fiziksel bir hastalık, bütün intiharların yarısında katkısı olan bir etkendir. Dünyada en yüksek intihar oranı Maceristan’dadır. Çekoslovakya, Finlandiya, Avusturya ve İsviçre’ de de oranlar yüksektir. En düşük oranlar Yunanistan, Meksika, Hollanda ve İngiltere’ dedir. Birleşik Devletler orta düzeydedir.Ekonomik çöküntü yılarında intihar olayları artmakta, gelişme olan yıllarda sabit kalmakta ve savaş yıllarında azalmaktadır.
 
İNTİHAR HAKKINDA BAZI EFSANELER(MİTLER)
 
İntihar hakkında bilinen bir çok yanlış bilgi vardır. Bunları tanımak intiharla ilgili gerçekleri bilmek kadar önemlidir.
 
1.İntihardan bahseden kişiler bunu yapmazlar. Kendi hayatına son veren kişilerin yaklaşık dörtte üçüne yakını daha önceden belki yardım çağrısı olarak beklide alay etmek için niyetlerinden bahsetmişlerdir.
 
2.İntihar uyarmadan yapılır. Bu bilginin yanlışlığı bir önceki ifade de gösterilmiştir. Kişi genelde, örneğin hayatın kendisi olmadan daha iyi olacağını, insanların kendisi olmadan daha mutlu olacağını söyleyerek yada kendisine ait değerli eşyaları hediye olarak beklenmedik bir şekilde başkalarına vererek intiharın sinyallerini vermektedir.
 
3.Sadece belirli bir sınıfa ait insanlar intihar ederler. İntihar ne yoksulun laneti nede zenginin hastalığıdır. Bütün sosyo-ekonomik sınıflardaki insanlar intihar eder.
 
4.Belirli bir dini gruba üye olmak kişinin intihar etmeyeceğine dair iyi bir yordayıcıdır. İntihara karşı çıkan koyu Katolik yasakların, Katoliklerin kendilerini öldürme riskini aza indirdiği düşüncesi yanlıştır. Bu düşünce gerçeklerle desteklenmemektedir. Belki de bir bireyin resmi dini kimliği, her zaman gerçek düşüncelerinin doğru bir göstergesi olmadığı içindir.
5.İntihara iten nedenler kolaylıkla tesbit edilebilir. Gerçek şu ki, bizler tam olarak insanların neden intihar ettiğini anlayamayız. Örneğin, intihar öncesi yaşanan maddi durum kötüleşmesinin tam anlamıyla intihar sebebini açıkladığı söylenemez.
 
6.Bütün intihar edenler depresyondadır. Bu yanlış fikir, kişi umutsuz olmadığı için sıklıkla göz ardı edilen olması yakın intihar işaretleri için izah edici olabilir. Hayatını sona erdiren bir çok insan depresyonda değildir, bazıları kendileriyle barışık ve sakin görünürler.
 
7.Ölümcül hastalığı olan kişi intihar etmez. Kişinin yaklaşan ölüme yönelik farkındalığı intiharı imkansız hale getirmez. Kendi yada sevdiklerinin acılarını sona erdirme düşüncesi bir çok insanı belki de ölüm zamanlarını seçmeye sevk edebilir.
 
8.İntihar eden kişiler gerçeği değerlendirme yetisinden yoksundur. (Psikotikeedir) İntihar eğilimli çoğu insan mutsuz olsa bile, çoğu gerçekle bağlantı içindedir.
 
9.Duygusal durumdaki düzelmenin anlamı intihar riskinin azalmasıdır. Çoğunlukla depresif hastalar canlılıkları artmaya ve enerji düzeyleri gelişmeye başladıktan sonra intihar ederler.
 
10.İntihar yalnız bir olaydır. İntihar etme düşüncesinin kişinin kafasında devam edip etmediği tartışmasına rağmen, başka bir kişiyle- eş, çocuk, sevgili, arkadaş- hayal kırıklığına uğratan, acı veren bir ilişki içine dalmak başlıca neden olabilir.
 
11.İntihar eğilimli kişiler açıkça ölmek istiyorlardır. İntihar eden çoğu insanın kendi ölümleri konusunda kararsız olduğu görülür; diğerleri depresyon ya da alkolizmden dolayı acı çeker. Eğer bunlar hafiflerse intihar isteği azalır. Bir çok insanın intihar krizi geçer ve kendilerine zarar vermeleri engellendiği için müteşekkir olurlar.
 
12.İntihar hakkında düşünmeye sık rastlanmaz. Çeşitli araştırmaların tahminleri klinik olmayan topluluklarda intihar düşüncesinin yüzde kırklardan seksenlere kadar çıkabildiğini göstermektedir. Bu demektir ki bu insanlar hayatlarında en az bir defa intihar etmeyi düşünmüşlerdir.
 
13. Özellikle depresif birine intihar sorusu sormak onu intiharın eşiğine itecektir ve başka türlü ortaya çıkmayacak bir intihar davranışına neden olacaktır. Klinisyenlerin eğitimlerinde öğrendikleri ilk şeylerden biri, duygusal olarak çok kötü durumda olan bir kişiyi intihar hakkında sorgulamaktır. Bununla ilgili soru sorulması kişiye korkunç ve utanç verici olarak kendinde barındırdığı sırrı hakkında konuşma izni verir, yoksa bu ileride izalasyon ve depresyona neden olabilir.
 
14.Öldürücü olmayan yollarla intiharı deneyenler kendilerini öldürme konusunda ciddi değillerdir. Bu ifade öldürücülüğü, niyetle karıştırmaktadır. Bazı insanlar ilaç dozları yada insan anatomisi hakkında bilgi sahibi değillerdir. Bununla beraber ölüme neden olmayacak bir girişim de kendine gerçekten zarar vermeyi isteyen biri tarafından denenebilir.
 
Hazırlayan: Psk. Nur GEZEK

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÖNDER
Bize Mesaj Gönderin
Selam. Bize Mesaj göndermek için aşağıdaki gönder butonuna tıklayınız.