DUYGUSAL İLİŞKİLERİ BİTİREN KİŞİLİK BOZUKLUKLARI

Kişilik bizim dünyada varlığımızı temsil eden en önemli yanımızdır, her insanda bir kişilik vardır, bozukta olsa. Bu anlamda ‘kişiliksiz’ tanımı yanlıştır. İnsan yavrusu bir mizaçla doğar, bu doğuştan gelen kişisel özelliklerimizle ilgilidir, kişilik mizacın bir üst seviyesi, yani aile ve çevreyle şekillenen kısmıdır diyebiliriz. Bunun üstü karakterdir. Karakter, bizim için doğru ya da yanlış olanın herkes için geçerli olması gerektiği gerçeğinin, etik kurallar doğrultusunda içselleştirilmesidir. Evlilikleri ve ilişkileri etkileyen en önemli ve çözülmesi gereken sorunların başında kişilik bozuklukları gelir. Kişilik bozukluğu, kişinin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden belirgin olarak sapan, sürekli davranış ya da iç yaşantı örüntüsüdür. Burada kişilik bozukluklarının ilişkilere fark edilmeden ciddi zararlar veren sadece beş tür bozukluğa değineceğiz, diğerleri fark edilir olduğundan değinmeyeceğiz.

aile içi iletişim

A) Borderline kişilik bozukluğu, bağlanma duygusuyla, ben ve öteki algısıyla ilgili ciddi sorunların yaşandığı bir kişilik bozukluğudur. Özellikleri basitçe tanımlamak gerekirse;
-gerçek yada hayali bir terk edilmeden kaçınmak için çılgınca çaba harcama…
bu durum bebekliğinde bağlanma bozukluğu olan bireylerde görülür, kişi diğerinin davranışını hiçbir delili olmadığı hatta tersine deliller olduğu halde terkedilmenin sinyali olarak algılar, gerçekten terk edildiğinde yoğun duygusal tepkiler gösterir, intihar girişimi, madde kötüye kullanımı, ya da gelişi güzel cinsel ilişki yaşama gibi kendisine zarar verebilecek davranışlara yönelebilir.
-Gözünde aşırı büyütme (göklere çıkarma) ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelen, gergin ve tutarsız kişiler arası ilişkiler..
Bu duygusal gel-gitler yine anne- bebek ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Anne yada bakım veren kişi, bebeğe bir davranışıyla çok değerli olduğunu, başka bir davranışıyla ise çok değersiz, kötü ve kabul edilmez olduğunu hissettirmiştir. Örnek vermek gerekirse, anne bebeğini çok sever ilgi gösterirken, bebek biraz sonra altını kirlettiğinde, anne ona kötü davranmış, kızmış, sevgisini değil öfkesini göstermiştir. Bu durumda kendilik algısı henüz oluşmamış olan bebeğin, kendisi ve diğerleriyle ilgili algısı bozulur. Bir iyidir bir kötü. Bir durumda çok değerlidir, hemen sonrasında basit bir problemde çok değersizdir, kötüdür, kabul edilmezdir. Bebeklikte bunu yaşayan yetişkin, insan ilişkilerinde onu seviyorum iyi bir insan derken birden lanet olsun kötü bir insan diye tepkiler verebilir. Kendisi içinse bir sonraki madde geçerlidir:

-Kimlik karmaşası, belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı..
Bunu şu cümlelerle duymak mümkündür. ‘Aslında ben hiçbir şey yapmadım, masumdum, kurbandım’ ve hemen ardından, ‘ Lanet olsun her şeyi mahvettim, kötüyüm, onu hak etmiyorum’ ‘ Beni neden sevsin ki, ona acıyorum’

Diğerleri gibi, kişinin kendisi de bir iyidir bir kötü, değerliyken ansızın değersizleşir, sosyal hayatta güvenilmez, sözüne inanılmaz, dengesiz kişiler olarak tanımlanan bireyler, bu kişilik problemine sahip olabilirler.
Bazı teorisyenler bu kişilik bozukluğunun, aynı kişilik bozukluğuna sahip ebeveynler tarafından büyütülen kişilerde olduğunu tespit etmişlerdir.
-Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik,
Terk edilmek, reddedilmek, sevilmiyor olmak müthiş bir ızdırap verir. Borderline birey bu acıdan kaçmak için bir şey yapmalıdır. Ancak bu ihtiyaç değil dürtüdür. Kişi bunun önüne kendi iradesiyle geçemez. Bir şey yapar ve bu genelde kendini yok etmeye yönelik bir davranıştır, bilinçli olmasa da, bilinç altında kendisine zarar verecek bir takım davranışlara yönelir. Daha önce belirttiğimiz gibi, madde kötüye kullanımı, yani alkol yada başka bir uyuşturucu maddeye düşünmeden yönelme, intihar girişimi, pervasızca araba kullanma, yada gelişi güzel bir cinsellik yaşama arayışı vs. İçinde yoğun bir boşluk ve kaybolmuşluk yaşayan borderline birey, kendisini bilinçdışı yok etmeye, boşluk ve kaybolmuşluk duygusundan kurtulmaya çalışmaktadır. Bu da bir sonraki semptomdur.

– Yineleyen intiharla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar ya da öz kıyım davranışı;
Kimlik karmaşası, diğerlerini, ötekini, partnerini cezalandırma arzusu borderline bireyde intihar riskini yükseltir. Bir çok borderline birey bunu diğerlerini cezalandırmak olarak görse de intihar girişimleri hayatlarının sonu olabilmektedir.

-Duygudurumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı affektif dengesizlik,

_ Kendini sürekli olarak boşlukta hissetme,
Bu his adeta borderline bireyler için ölmekle eşdeğerdir. Boşluk, yokluk, hiçlik dayanılmaz bir duygudur, ve kendisine zarar verme eğilimi bu duyguyla birlikte tetiklenir.
-Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkeyi kontrol altında tutamama,
Kırma dökme, karşı tarafa saldırma, eşyalara saldırma ve o an partnerinin ilgisini çekebileceğini düşündüğü, kendisine bir şey yapma davranışları gözlemlenir.

-Stresle ilişkili, gelip geçici paranoid düşünce ya da ağır disosiyatif semptomlar.

Toplumumuzda borderline kişilik bozukluğu genel olarak kadınlarda görülse de, erkeklerde de görülmektedir. Ataerkil toplum özellikleri göz önüne alındığında bizim toplumumuzda yoğun olarak erkeklerde görülen kişilik bozukluğu narsistik kişilik bozukluğudur.

manik-depresyon-nedirB)NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Bu kişilik bozukluğu, yine ilişkileri bozan ve destek alınması gereken bir problemdir. Bireylerde genç erişkinlik döneminde ortaya çıkan, üstünlük duygusu (Hayalde ya da davranışlarda), aşırı derecede beğenilme gereksinimi ve empati kuramamanın olduğu sürekli bir kişilik örüntüsüdür. Narsisistik bireyler, kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır, başarılarını ve yeteneklerini abartır, yeterli bir başarı göstermese bile üstün biri olarak görülmeyi bekler.
Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ya da kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar. Eğer ilişkisinde kusursuz bir sevgi alamadığını düşünüyorsa, ilişkiyi devam ettirme konusunda ciddi sıkıntılar yaşar ve yaşatır.
Kendisini Özel ve eşi bulunmaz biri olarak gördüğünden, kendisini yine kendisi kadar özel ya da toplumsal durumu üstün kişilerin anlayabileceğine ya da ancak bu şartları taşıyan kişilerle arkadaşlık etmesi gerektiğine inanır.
Çok beğenilmek ister. Onun beğenilme arzusu normal olarak tanımlanan kişilerce tatmin edilmesi imkansız düzeydedir. Beğenildiğine ikna olmadığında, yargılayıcı, suçlayıcı ve öfkeli olur.
Bununla birlikte hak kazandığı duygusu vardır. Kendisine özen göstermeyen bir doktora tedavi olmak istemez, her yerde ve her ortamda kayırılması gerektiğine inanır.
Kişileri ve kişilerarası ilişkileri, kendi çıkarları için kullanır. Kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf yanlarını kullanır. Bu durum yine ilişkiler için ciddi bir tehlike belirtisidir. Narsisistik birey gerçekten sevemez, yalnızca ilişkiler üzerinden ihtiyaçlarını giderir.
Empati yapamaz; başkalarının duygularını ve gereksinimlerini tanıyıp anlama konusunda isteksizdir. Empati yapamayan bir narsisistik bireyle sağlıklı iletişim kurmak ve ilişki sürdürmek oldukça zordur, ilişki için tehdittir.
Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığına inanır.
Küstah kendini beğenmiş tutumlar ve davranışlar sergiler.

Bu hastalar, ‘en iyi savunma en iyi saldırıdır.’ deyişine inanırlar. Tehdit altında olduklarını hissettiklerinde saldırırlar. Saldırganlık ve düşmanlık onlar için ilişkilerde sorunlarla baş etme stratejisinin birincil ayağıdır. Diğer insanları kendi duygusal ihtiyaçlarını gidermek için zorlamak şeklinde davranışlar ortaya çıkabilmektedir.
Bir başka baş etme stratejisi ise, üstünlük ve kendini aşırı ortaya koyma eğilimidir. Durumları kontrol etmek için başkalarına zorbalık etme şeklinde davranışlar ortaya çıkabilir.
Temeldeki kusurluluk duygularıyla baş edememekten korktukları için, büyüklenmeci kendilik moduyla, fiziksel görünüm, sosyal statü, zenginlik ve başarı gibi yüzeyde olan başarı işaretlerine aşırı önem verirler.
İlişkide bulundukları bireyleri, manipüle ve istismar edip kendi memnuniyetleri için kullanma eğiliminde olmaları ilişkiler için tehdittir.

C)BAĞIMLI KİŞİLİK BOZUKLUĞU
Genç erişkinlik döneminde başlayan, uysal ve yapışkan davranışa ve ayrılma korkusuna yol açacak biçimde kendisine bakılma gereksiniminin aşırı olmasına dayanan bir kişilik örüntüsüdür. İlişkilerde karşı taraf için de bağımlı kişilik içinde ciddi bir sorun kaynağıdır. Özellikleri şöyledir;
Başkalarından bol miktarda öğüt ve destek almazsa gündelik kararlarını vermekte güçlük çeker.
Yaşamının çoğu önemli alanında sorumluluk almak için başkalarına gereksinim duyar.
Desteğini yitireceği ya da kabul görmeyeceği korkusuyla başkalarıyla aynı görüşü paylaşmadığını söylemekte zorluk çeker. Genelde eşinin hayatını yaşar, kendi kararları ve insiyatifi yoktur.
Tasarılarını başlatma ya da kendi başına iş yapma zorluğu vardır. Bu tür durumlarda eşe yapışır.

Başkalarının bakım ve desteğini sağlamak için, hoş olmayan şeyleri yapmayı isteyecek kadar aşırıya gider. Bu durum bağımlı bireyin, eşine karşı istemediği halde reddedilmekten ya da yalnız kalmaktan aşırı korktuğu için, uyumlu davranmasına ve kendisi için uygun olmayan davranışları sergilemesine yol açar.
Kendisine bakamayacağına ilişkin aşırı korku nedeniyle tek başına kaldığında kendisini rahatsız ya da çaresiz hisseder.
Yakın bir ilişkisi sonlandığında, bir bakım ve destek kaynağı olarak derhal başka bir ilişki arayışı içine girer.
Kendi kendine bakma durumunda bırakılacağı korkuları üzerine gerçekçi olmayan bir biçimde kafa yorar.

evlilik2
D) HİSTRİONİK KİŞİLİK
Aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı gösteren sürekli bir kişilik örüntüsüdür.
İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olur.
Başkalarıyla olan etkileşimi çoğu zaman, uygunsuz bir biçimde cinsel yönden ayartıcı ya da baştan çıkarıcı davranışlarla belirlidir.
Hızlı değişen ve yüzeysel kalan duygular sergiler.
İlgiyi üzerine çekmek için sürekli olarak fiziki görünümünü kullanır.
Aşırı düzeyde başkalarını etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi vardır.
Gösteriş yapar, yapmacık davranır ve duygularını aşırı bir abartı ile gösterir.
Telkine yatkındır yani başkalarından ve olaylardan kolay etkilendir.
İlişkilerin, olduğundan daha yakın olması gerektiğini düşünür.

İlişkilerde genel olarak çok eşli olma eğilimi gösterirler, eşlerini aldatılar, bilinçdışında cinselliği ilgi ve sevgiyi elde etmenin kolay yolu olarak kodlamış olabileceklerinden evlilikleri genel olarak aldatma sorunları nedeniyle biter.

E)PARANOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Başkalarının davranışlarını kötü niyetli olarak yorumlayıp sürekli bir güvensizlik ve kuşkuculuk gösterme ile karakterizedir. Özellikleri genel başlıklar halinde şu şekildedir:
-yeterli bir temele dayanmaksızın başkalarının kendini sömürdüğünden, aldattığından ya da kendisine zarar verdiğinden kuşkulanır.

-dostlarının ya da iş arkadaşlarının kendisine olan bağlılığı ya da güvenilirliği üzerine yersiz kuşkuları vardır.

-söylediklerinin kendisine karşı kötü niyetle kullanılacağından yersiz yere korktuğundan başkalarına sır vermek istemez.

-sıradan sözlerden ya da olaylardan aşağılandığı ya da göz dağı verildiği biçiminde anlamlar çıkarır.

-sürekli kin besler, yani onur kırıcı davranışları, haksızlıkları ya da görmezden gelinmesini bağışlamaz.

-başkalarınca anlaşılır olmayan bir biçimde, karakterine ya da itibarına saldırıldığı yargısına varır, öfkeyle ya da karşı saldırı ile birden tepki gösterir.

-haksız yere eşinin ya da cinsel partnerinin sadakatsizliğiyle ilgili kuşkulara sık sık kapılır.

Hazırlayan: Uzm.Psk.NUR GEZEK

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÖNDER
Bize Mesaj Gönderin
Selam. Bize Mesaj göndermek için aşağıdaki gönder butonuna tıklayınız.